fbpx

Yeni sağlık sisteminden mecburi izlenimler

Annekaz
23 Mart 2011
2 Yorum
İki – üç gündür sağlık ocağından devlet hastanesine kadar her basamaktan sağlık birimini gezip görüp iliklerime kadar hissedip ciğerimin en dip köşelerine kadar çektim. Elif hastaydı, gece kusmayla başladı gün ağarana kadar uyuyup uyanıp karnım ağrıyor deyip kustu. Sabahtan öğlene kadar  iyiydi uyudu uyanınca ilk önce sağlık ocağına götürdüm. Doktor kusmak iyi değildir deyip polikliniğe postaladı, orada da tahlilsiz bir şey yapamayacaklarını, saat geç olduğu için artık tahlil almadıklarını söylediler. Neyse durum kötüye değil iyiye gittiği için sanıyorum şanslıydık ertesi gün sabah çocuk hastanesine gidip artık neredeyse kalmayan rahatsızlığın didik didik bir şeyler aradılar. Doktorumuz çok ilgili çok güler yüzlüydü şuna da baktıralım buna da baktıralım deyip ne kadar tahlil varsa istedi Sonuçlar için bir gün bekleyeceğiz bakalım..
Biz çok fazla hastalanan her gripte doktora koşup leblebi gibi ağrı kesici, antibiyotik içen bir aile değiliz ilaçlardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum. Artık antibiyotiğin neredeyse çeşme suyuna katıldığı bir devirde komşular bile en küçük bir enfeksiyon şikayetinin ardına teşhisi koyup ‘bi antibiyotik içirseydin’ diyorlar. Bana pek sağlıklı gelmiyor küçükken izlediğimiz ‘Vücudumuzu taniyalım’ çizgi filminden hiç öğrenmediysem bunu öğrenmişimdir ufak tefek hastalıklarla savaşarak güçleniyordu bünyemiz. Bu hastalıktan sonra kızlara izlettirmek şart oldu..
( Vücudumuzu tanıyalım Jenerik videosu ) 

Gelelim sağlık sistemine, Ana sağlıklar ( en azından bizimki) harika olmuş. Bir kere okuyan hemşireler alınmasın ama, o elinde kafam kadar çay kupaları ile odalarda toplaşıp sohbete dalıp hasta bekleten kapıları şakır şakır kilitleyen kendisine tek laf ettirmeyen üniformasız suratsız hemşireler uçmuş gitmiş. Herkes görevli olduğu odada işinin başında sıra yok denecek kadar az. Her taraf çiçek gibi tertemiz bakımlı doktorlar güler yüzlü ilgili. Poliklinikler yine daha düzenli ama şu “barkod” zımbırtısı internetten randevu alsanız bile can sıkıcı sıraya girmek zorundasınız ilgili var sabırlı ama sistemin çok ağır olduğunu söyledi haliyle sırada uzayıp gidiyor. Doktorlar çok ilgili. Zaten biraz da iş doktorlarda bitiyor.

Hastaneye gelince, Ankara’nın en büyük çocuk hastanesi, çok kalabalık bu kadar kalabalığı organize etmek çok zor herkesin memnuniyeti belki imkansız ama hastane biraz daha kolay hale getirilebilir. Neticede çocuk hastanesi yeni doğmuş bebekler, anneler uzun süre ayakta bekliyor ya da sonuç için vakit geçirilebilecek yere ihtiyaç duyuyor. Hastanede mescit var kadınlar bebeklerini orada emzirmek zorunda kalabiliyor çünkü bebek bakım odası denen yer tuvaletin girişi. Çocuk hastanesi ama içerisi korkutucu biraz daha çocuklar için bir mekana çevrilebilir ayrıca hastane bahçesi içindeki kafeteryası berbat. Okul kantinleri bile daha derli toplu daha temizdir..Her neyse. Düzelecek sanıyorum yavaş yavaş..Uzun süredir hastanelere işim düşmüyordu. İnşallah uzun bir süre daha düşmez..

Facebook'ta Paylaş Twitter Paylaş Google+'da Paylaş Tumblr
Benzer Konular
Yapılan Yorum Sayısı (2)
  1. Nazan dedi ki:

    Sevgili Anne Kaz öncelikle kızınıza geçmiş olsun diyorum.Türkiyedeki sağlık sektöründeki gelişme ve düzelme takdire şayan gerçekten.Kimse haksızlık etmesin ve şikayet etmesin.Yaklaşık 3 yıldır Sydneyde yaşıyorum.Her iki lafın üçüncüsünde örnek gösterdiğmiz, medeni dediğimiz ülkede sağlık sektörü çökmüş durumda.Acile gittiğiniz zaman minimum bekleme süreniz 6 saat.Bunu baştan hemen söylüyorlar.Ölümcül bir durum yoksa.Ben kırık parmakla tam 6 saat pratisyen hekimi görmek için bekledim.Filme gönderdi geldim tekrar sıraya giriyorsunuz ve bir 6 saat daha.İtiraz edip bir kaç laf söylemeye kalkarsanız hastane güvenliği dışarıya çıkarıyor.Ordan oraya randevu ile tam 4 gün sonunda ortopediste gösterebildim parmağımı.Bekleme salonlarında ateşli çocuklar,ağrıdan ağlayan yetişkinler ve hatta böbrek taşı düşüren genç insanlar sessizce ve kabullenmiş bir şekilde bekliyorlar.Özel hastane yok denecek kadar az ve korkunç pahallı .Bir kanal tedavisinin 1000 dolar olduğu bir ülke.Ve nüfus ülek genelinde 22 milyon civarında.Bizim 80 milyonluk ülkemizde verilen sağlık hizmetini düşününce içler acısı bir durum var burda.Ülkemizde sağlıkta yapılan reformlar bile herşeye bedel.Emeği geçenlerden Allah razı olsun.Hep kendimizi geri kalmış olarak görüyorduk.Ama Türkiye her şeye rağmen kulvar değiştirmiş biz farkında değilmişiz…
    Sydneyden Sevgiler
    Nazan

  2. iclal irge dedi ki:

    çok teşekkürler annekaz senin sayende flüdü çalmayı öğrendim sana minettarım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkimda
AnneKaz
Merhaba, Anne Kaz 21 yıldır evli, üç çocuk annesi, çalışan bir kadının günlüğü. Aklına gelen her şeyi yazar, yer, içer, gezer, sever hayatın her anından kendine bir mutluluk payı çıkartır bunu da paylaşır.
Tavsiyelerim