Kol Kırılır Yen İçinde Kalır

Annekaz
14 Ocak 2016
Yorum Yok

Başlığımız biraz avunma gibi gelebilir. Amma velakin, ne kadar mühim bir konu olduğunu anlamamız gerekiyor.

Maalesef güzel ülkemizde son zamanlar üst üste acı haberler alıyoruz. Böyle durumlarda ise en kolay şey, günah keçisi bulmaktır. Televizyonda herhangi bir kanal açıp, yanlı haber yapanların günah keçilerine de güvenebilirsiniz. Muhakkak sizi tatmin edecek cümleler kurup, size “vay bee, doğru diyor ama hee…” dedirteceklerdir. Propagandanın gücünü asla hafife almayın. Amerika, propagandanın gücünü mükemmel şekilde kullanıp Sovyetler Birliğinin yok olmasını sağlamıştır. Yanlış duymadınız. Vurucu başlıklardan ve hararetli konuşan kişilerden etkilenip neler yapabileceğinizi tahmin bile edemezsiniz.

Peki bu kadar uç fikirler barındıran konularda nasıl bir tavır sergilemeliyiz?

Bir defa şunu sindire sindire kabul etmeliyiz. Fikir ve yaşam tarzı çeşitliğili toplum tarafından doğru kullanılırsa bir zenginlik meydana getirir. Ancak birbirinden tamamen zıt giden bu fikirlerin tehlikeli bir noktası elbette vardır. Bir yönetim, bir icraat her kişiyi memnun etmeyebilir, edemezde zaten. Bu mümkün değil. Ancak meseleleri kendi içimizde çözmeliyiz.
Tehlikeli olan kısmına bir örnek vereyim;
Halkımızın bir kısmı bir kişiyi çok yüceltirken, diğer kısmı yerin dibine sokuyor. İki tarafta birbirini son derece yanlış buluyor ve bunu ispat etmek için gayet mantıklı sebepler sunuyor. Bu durum aslında her iki tarafında yanlış olduğunu gösteriyor.
Maksatım sizleri sinirlendirmek değil, belirtmem gerek.
Bir güruh çok değer verdiği kişi üzerinden, onu istismar ederek ülkesini ele güne karşı rezil rüsva ediyor. Diğer güruh ise ülkesini ya da yöneticelerini üstün tutarak, ülkesine hizmet vermiş diğer kişiyi yada kişileri yerin dibine sokuyor. Her iki tarafında üstün tuttuğu ve yerdiği kişi veya makamların kusurları vardır, bu tartışılmaz. Kusursuzluğun Allah’a mahsus olduğu konusunda hem fikir olmalıyız. Peki biz ülkemizi, yöneticilerimizi, daha önce hizmet veren yöneticileri yerin dibine sokarak ve hatta aşağılama yarışına girerek ne kazanabiliriz? Bunu sosyal medya üzerinden açık seçik ifade ederken, dış ülkelerin bizi sömürmesine şaşırmamız ne kadar mantıklı olur? Farklı fikre veya inanca sahip olmak kişiyi kötü veya iyi yapmaz. Kişiyi kötü yapan fikirsizlik ve inançsızlıktır. İnanç, kişiye sorumluluk kazandırır. İnancı olmayan kişi kimseye karşı sorumlu olmadığından, her türlü kötülük için kendince bir sebep bulacaktır. Ülkemiz adına konuşmak gerekirse; İyiler daima vatansever, kötüler ise daima haindir. Vatanına inanmayan, kendini sorumlu hissetmeyen kişiler her zaman sorun olacaktır. Bu kişiler dertlerini ülke içinde değil, daha güçlü olduğunu düşündüğü toprakların mandasına girerek çözmeye çalışırlar. Aslında dertleri çözmek değil, fitne çıkarmaktır. KÖTÜ KİŞİ BUDUR! Ülkesini seven her kişi, sevmediği kişileri veya yönetimi şikayet edebilir ancak sadece kendi sınırlarımız içinde, aşırıya kaçmadan. Fakat biz “Kol Kırılır Yen İçinde Kalır” diyemezsek bizim kolumuzu, kanadımızı kıracak ülkeler sıraya girerler.
Görüldüğü üzere, sözde aydınlar medya üzerinden dilleri ile asker ve polislerimize kurşun sıkarken, cahil ve beyni yıkanmış gençler ise dağlarda kurşun sıkıyor. Fikir, kurşun ve hedef aynı. Aralarında sosyal ve ekonomik açıdan uçurum olan bir çok grup aynı safta. Aynı şey zıttı içinde geçerli olmalıdır. Hangi partiden, hangi inanca sahip olursak olalım, ülkemiz söz konusu olduğunda aynı safta olmalıyız. Saf arkadaşımızı beğenmezsek, olacaklardan kimseyi sorumlu tutamayız. Üzerinde defalarca işgallerin gerçekleştiği bir toprakta yaşıyoruz. Umutsuz olma gibi bir seçeneğimiz yok.
Birlikte ve daha güçlü olmalıyız.

Bu yazıyı birine yorum olarak gönderecektim aslında. Ama baktım ki değmez, Hayriye Koz hanımefendinin davetine icabet olarak, burada paylaşmak istedim.
İnşallah faydası olur.

Saygılarımla,

Facebook'ta Paylaş Twitter Paylaş Google+'da Paylaş Tumblr
Benzer Konular

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkimda
AnneKaz
Merhaba, Anne Kaz 21 yıldır evli, üç çocuk annesi, çalışan bir kadının günlüğü. Aklına gelen her şeyi yazar, yer, içer, gezer, sever hayatın her anından kendine bir mutluluk payı çıkartır bunu da paylaşır.
Tavsiyelerim